Müstakbel Sevgiliye Mektuplar -2-

 

 

Sevgili Müstakbel Sevgili;

 Seninle tanışmamız alışa gelmiş kalıpların dışında olmalı.

Mesela Sen; Kurduğum proleter sofralarında kapitalist hainler olduklarını öğrendiğim kadınlar gibi olmamalısın.

Hüzün ki, en çok yakışandır bize” der şair ama hüznü de abartmamak gerekir. Komünistler dahi sürekli ağlamaklı olan biriyle yoldaşlık etmek istemez. Bazen gülmek gerekir, bazen ağlamak. Hassastır terazinin kefeleri, küçücük sallantıda en ağır kayalar dökülüverir. Terazi demişken, Themis ne şanslıdır ki gözleri bağlıdır. Gözleri açık olsaydı şüphesiz canına kıyardı. Bizimse gözümüz açıktır ama kör gibi davranmamız beklenir.

Ama sen gözümüzü açmalısın. Seni Sen olarak görebilmem ve sevebilmem için çözmelisin o kör bağları. Sen gibi dokunmalı, Sen gibi kokmalı, Sen gibi kızmalı, Sen gibi sevmeli, Sen gibi Sen olmalısın. Yoksa  sana bakmak  da bir eylem fakat görmek gibi olamaz hiçbir şey seni.

Bir insanın hiçbir şeyinden her şeyi olmaya terfi etmek zaman ve efor gerektirirken, seninle bu, tek bir gecede nasıl mümkün oluyor?

İşte Sen o gece o tahta sandalyen de mümkün kılmalısın bunu. Evet tahta olmalı sandalyen. Çocukluğumuzda gittiğimiz küçük şehir parklarında olanlardan. Hani havuzun kenarında ayaklarımız yere değmeden bacaklarımızı salladığımız ve pipetin ucundan siyah şişesinde ki meyve suyunu içimize çektiğimiz zamanlardan. Ardımızda 90’lı yılların pop şarkıları çalmalı. Biz büyüyorduk ya o yıllar. İşte yine o şarkılar bizi büyütmeli. Çalan şarkılarda aynı anda bulabilmeliyiz gözlerimizi. Kedilere inat bu sefer Sen’inle Ben kumsal da dans edebilmeliyiz yalın ayak.

 Hani son günlerin popüler ama eski Ajda Pekkan şarkısı çalmalı;

 “Sana bana yeter artar bile dünya

Nedir bitmeyen kavga anlaşsak aramızda

 İkimiz aynı yolda varlıkta ve yoklukta

 Paylaşırsak her şeyi senin olur benim olan da… ”

 İşte bu şarkıyı göz göze söylemeliyiz müstakbel sevgilim.

 Artık seninle ayrı olduğumuz zamanlarda çalacak 90’lar şarkılarına, birbirimiz için haykırmaya, bir yerler de onun da mutlu olduğunu bilmeye ve hissetmeye hazırız.

 Bir olmak ta bu değil mi? diye tam söze girerken sen yine kediler geliyor mu diye tedirgin olmalısın. İşte  tam o anda seni sen gibi hissetmeye başlamalıyım müstakbel sevgilim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: