Tabuları Yıkarım, Bulaşıklara Karışmam.

 

 

Davranışlarımızı belirleyen ölçütler, başımıza gelen olaylar mıdır yoksa bu olayları yorumlayış tarzımız mıdır? Bu sorunun cevabı çok önemlidir. Herkesin istisnasız olarak başına iyi-kötü olaylar gelebilir ve geliyor da. Ancak bu olaylar karşısında takınılan tutum; olayların seyrini ve gidişatını hatta etki gücünü değiştirebiliyor. Yani hayatın getirilerine karşı direnç göstermek veya onu reddetme lüksümüz yok; ancak gelene karşı tutum değiştirmek gibi bir lüksümüz vardır. İşte bu da bizi olgunlaştıran; akıllı davranışlar sergilememize yardım eden şeydir.

Bu noktada ilk adım içimizde bize yıllarca hizmet eden ve bizi başaramayacağımıza, yapamayacağımıza inandıran kalıplardır. Bunlar bir nevi içimizde bize dur diyen tabular gibidir. Hepimizin içinde buna benzer noktalar vardır. O konu hakkındaki kesin kanaatlerimizdir. Genelde olumsuzdur. Bu sebeplede denemek yada uğraşmak istemeyiz. Fakat keyifli hayatın, başarı ve başarısızlığın anlamı bu tabularımızı yıkma potansiyelimize eş değerdir. Çünkü yıkılabilen bu tabular bizlere esneklik sağlar. Esneklik ise geniş bir hareket alanı.

Geçmişte edindiğimiz binlerce tecrübeyi kalıplara dökerek; gelecekte aynı olmayan fakat geçmişte yaşadıklarımıza benzer olaylarla karşılaştığımızda kalıp tepkiler vererek ayrıntıları dikkate almayız. Bu da hayatın birçok rengini görmemizi engeller. Geçmişte elde ettiğimiz kalıpları silah olarak kullanıp, gelecekte başımıza gelebilecek aşağı – yukarı benzer olayları geçmişin davranış kalıplarını sergileyerek çözmeye çalışırız. Çözüm sağlanmadığında bu da yeni bir tecrübe olur. Oysa geçmişteki tecrübeler asla sürekli yeniyi getiren hayatın sorunlarını birebir çözmeye yetmeyebilir. Bu nedenle bizler tam anlamıyla “güncel” olmalıyız ve kendimizi her yeni olaya karşı yeni bir tutum sergileyecek kapasiteye eriştirmeliyiz. Hayatta daha az acı çekerek yaşamamızın yolu “esnek” olmamızdan ya da bu beceriyi gösterebilmemizden geçer. Esneklik içinde iç dünyamızı sınırlayan tüm tabu ve kalıplarımızı yıkmamız, özgürlüğe yelken açmamız gerekir. Birçok insan, bir konuda ya da alanda başarısız olduğu zaman “ben başarısızım” şeklinde bir düşünce kalıbı inşa ederler. Böylece gelecek tüm fırsatları da kaçırırlar. Çünkü daha başlamadan başarısız olabileceklerine inanmışlardır. Bir insan başarısız olacağına kesin olarak inanıyorsa; o kimse başarılı olamaz.  Bu kalıplar kişinin başarısız olması için yeterlidir.

Biriktirdiğimiz zararlı kalıplardan biri de çabuk pes etmektir.

Başarı ise direnç ister. Bir işi başarmak çok kolay olsaydı, başarı ayrıcalık sebebi olmazdı. Başarı her insanın ulaşabileceği bir erdem değildir. Bu potansiyeli herkes taşıyor ancak sadece potansiyeli sonuna kadar kullananlar başarıyı elde ediyor. Potansiyelimizi en iyi  şekilde keşfedebilmemiz için içimize yapacağımız yolculuklar gizli kalmış tüm detayları görmemizi ve onları ortadan kaldırabilmemize yardımcı olur.

Kendinimizi fark etmekte buluşalım!  Bulaşıklar, biraz daha beklese de olur. (:

 

 

 

Tabuları Yıkarım, Bulaşıklara Karışmam.” için bir yorum

Kendininkini ekle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: